Yükleniyor...

TÜRKİYE’DE MUHAFAZAKÂRLIĞIN GÜNDELİK YAŞAM ESTETİĞİ:MODA VE TESETTÜR

2000'li yıllarda Muhafazakârlığın olarak yükselişe geçmesi, gündelik yaşam pratiğinde de karşılığını bulmuştur. Böylece Muhafazakâr yaşam biçimleri kamusal hayatta görünür olmaya başlamıştır.Gündelik yaşamın maddileşmesi ve tüketim kültürü estetiğine açılması muhafazakâr değerler açısından ilk aşamada aşılması güç bir çelişki olarak görünür. Çünkü muhafazakâr değerlerin tanımladığı bir gündelik hayat geleneksellikten taşınan değerlerin dolaysız olarak biçimlendiriciliğini savunurken, yeni kültür bu ilişkiyi metalar dolayımıyla gerçekleştirmektedir. Muhafazakâr kadının kamusal görünürlüğü ile onun bir özne olarak konumlanışı, yeni toplumsal yaşam biçimleri içersinde belirleyici bir niteliğe sahip olan tüketim kültürüne adapte olmasıyla sonuçlanmıştır. Modern gündelik yaşam içersinde moda ve tüketim kültürü çoğunlukla kadın üzerinden yayılma olanağı bulur. Moda-tesettür ilişkisi reklamlarda da görünür olmaya başlar. Bunlar hem moda hakkında izlekleri oluştururken hem de muhafazakâr kadının modern tüketim kalıpları içersinde modayla yeniden üretilmesini sağlar. Modern hayatla birlikte dindarlık boyutları çok kapsamlı olup farklılaşıp ve değişkenlik kazanmıştır.Dini eylemleri sosyal medyada devem ettirerek manen kendisini popüler ortamda rahat hissetmektedir. Bunu yaparken de çoğu zaman geleneksel bir dini tavır takınmaktadır.Post modern dünyanın dindarlığı haline gelen sosyal medya dindarlığı, insanın inanç boyutunda ortaya koyduğu dini tutum ve davranışları hayatında yaşayıp yaşamadığına bakılmaksızın sosyal medya üzerinde topluma duyurması ve insanların bilinçaltında kendisinin dindar olduğunun alt yapısını oluşturmaya çalışmasıdır. İnsanlar sosyal medyada pazarladığı bir dini söyleme ne kadar beğeni alırsa ya da bir dini söylemi ne kadar paylaşırsa o kadar dindar olduğunu ortaya koymaktadır. Bu da dindarlığın gösterişe ve popülizme dönüştürülmesidir. Sosyal medya üzerindeki din, daha ılımlı ve eleştirmeye müsait olduğu için yayılma özeliği de fazladır.Yapilan araştırmalara göre, gençlerin % 44’ü sosyal medyayı dini paylaşımlar yapmak için kullanırken “Yapmadığı bir ibadetin önemine dair paylaşımlarda bulunanların” oranı” % 70 olarak belirlendi. Sonuçlar, araştırmacılar tarafından “sosyal medya dindarlığının” geliştiği şeklinde yorumlandı.