Dost ve kardeş Pakistan’da 2
Ağustos 2010 tarihinde başlayan ve günlerce devam eden
sellerden 20 milyon civarında Pakistan vatandaşı etkilenmiş,
2.000’in üzerinde insan hayatını kaybetmiştir.
Afetin çok fazla maddi ve manevi
kayba sebep olması dolayısıyla halen binlerce insan,
barınma, açlık, susuzluk ve salgın hastalık problemi ile
karşı karşıyadır.
Sel felaketi sonrası kardeş
ülkenin vatandaşlarına yardım etmek için Türkiye'nin dört
bir yanında başlatılan yardım kampanyaları devam etmektedir.
Bu çerçevede yapılan bazı anlamlı
yardımlar ise görenleri duygulandırıyor.
Tokat’ın Reşadiye ilçesi Bozcalı beldesi Gaziosmanpaşa
İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi iki kız, paraları
olmadığı için küpelerini, aynı beldede oturan iki kadın da
nikâh yüzüklerini bağışlamaları hepimizi derinden
etkilemiştir.
Keban'daki ilk yardım
kampanyasında 7500 liranın toplanması ayrıca mutluluk
vericidir.
Başbakanımızın imzası ile
Valiliklere gönderilen genelge ile, sel felaketinde çok
sayıda vatandaşını kaybeden ve büyük zararlar gören Pakistan
için yardım kampanyası başlatıldığı gibi yardım amaçlı
kurulan dernek ve vakıflarda çeşitli kampanyaları başlatmış
durumda.
Pakistan'a gönderilen yardım
malzemeleri arasında; nakdi yardım, afetzede aileler için
hayati öneme sahip olan dayanıklı gıda ve bakliyat, bebek
maması, ilaç ve tıbbi malzeme, temizlik malzemesi, tekstil,
ayakkabı, inşaat malzemesi, çadır, battaniye ve prefabrik
evler bulunuyor. Yetim kalan çocuklar için yetim destekleme
projelerinin bile hayata geçirildiğini görmekteyiz.
Pakistan özellikle Kurtuluş
Savaşında Milli Mücadeleye verdiği katkılarla bilinir ve
hatırlanır.
Bunu biraz açalım istiyoruz.
Pakistan'a neden dost ve kardeş
ülkedir?
Pakistanlı Kardeşlerimiz;
Milli Mücadeleye
sık sık
yardım kampanyaları düzenlenmiştir.
Bu kampanyalarda evladını köle
olarak satıp parasını gönderen anaların hikâyelerini
bulabiliriz.
Nikâh alyanslarını bağışlayan
yeni evli gelinlere de rastlamak mümkün.
Beni en çok etkileyen ise;
İngiltere'de Tıp eğitimi gören Pakistanlı Müslüman gençlerin
eğitimlerini yarıda bırakarak Anadolu’ya koşmaları ve cephe
hastanelerinde görev alarak kardeşlerini kurtarmak için
mücadeleye atılmaktan çekinmemeleri olmuştur.
Pakistanlı kardeşlerimiz İngiliz
Hükümetlerini zor durumda bırakmak için boykot, yürüyüş vb.
çeşitli eylemlerde bulundukların da görmekteyiz.
Pakistan’ın Mehmet Akif’i olarak
kabul edilen Muhammed İkbal bir mitingde (Lahor) halkına
şöyle seslenmişti. “Bu mücadeleye yardım etmek için verecek
hiçbir şeyi olmayanlar gözyaşlarını akıtıp Allah’ın huzuruna
öyle varsınlar.”
Çeşitli yardım kampanyalarının
düzenlendiğini daha önce belirtmiştik.
Online bağış yapmak isteyen
okuyucularımızın olduğunu düşünerek yardım kampanyaları ile
ilgili bilgileri alabileceğiniz sitelerin adresleri aşağıda
olup daha geniş bilgi sahibi olabilirsiniz.
Pakistan’ın Mehmet
Akif’i olarak kabul edilen Muhammed İkbal bir mitingde
(Lahor) halkına şöyle seslenmişti. “Bu mücadeleye yardım
etmek için verecek hiçbir şeyi olmayanlar gözyaşlarını
akıtıp Allah’ın huzuruna öyle varsınlar.”