CENGİZ ERGÜL

 Özgeçmiş
 Makaleler
 Projeler
 Not Defteri
 Foto Galeri
 Ziyaretçi Defteri
 Öneri Formu
 İletişim
  "Bilgiyle dirilenler ölmez. Hz. Ali "  " Durgun su solucan yetiştirir." "Dün yaptığınız şey size hala çok iyi görünüyorsa , bugün yeterli değilsiniz demektir. (Earle Wilson)" "Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez. (Montaigne)" "Karanlık geceleri ben uykusuz geçirirken, sen sabaha kadar uyuyorsun. Ondan sonra da bana yetişmek istiyorsun. Ne gezer (Zemahşeri)" "Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil. (Konfüçyüs) " "Yıpranmak paslanmaktan iyidir. (Bishop Cumberland)"
 

Dokümanlar

  Planlar

  Belirli Gün ve Haftalar

  Sosyal Kulüpler

  Yöneticilere Özel

 

Sınavlar

  OKS - SBS

  DPYB

  MEB  Protokol Sınavları

  Sınav Sonuçları

 

Sanal Okul

  Okul Öncesi

  İlköğretim 1-5

  İlköğretim 6-8

  Ortaöğretim

 

Bilgi Bankası

  Güncel Mevzuat

  Türkiye Tanıtım Videoları

  Sanal Müzeler

  100 Temel Eser

 

Kültür Dünyası

  Atasözleri ve Deyimler

  Özlü Sözler

  Zeka Soruları

  Satranç

 

Tanıtım

  Atatürk

  Şehit Öğretmenler

  Videolar

  MEB Projeleri

 

Gerekliler

  Program İndir

  Türkçe Sözlük

  Yazım Kılavuzu

  Türkçe-İngilizce Sözlük

 

Künye

  Site Hakkında

  Mail Listesine Üye Olun

  Sitemizi  Tavsiye Edin

  Site Haritası

 
 
   

 

 

… NOKTA

Cengiz ERGÜL

www.cengizergul.com

ÖĞRETMEN BAYRAMI

 

Öğretmenlere, "Bugün dünden iyidir, yarınlar öğretmenlerimiz açısından da bugünden daha iyi olacaktır" diye seslenen Bakan Çelik, Türkiye’nin kalkınmasında direksiyonda öğretmenlerin olduğunu söyledi.

Öğretmenliği çok fazla maddileştirirseniz, aldığı maaşa, özlük haklarına, sahip olduğu sosyal imkânlara göre değerlendirirseniz siz kendi elinizle öğretmenliğin saygınlığını düşürmüş olursunuz. Diye devam eden Sayın Bakana hak vermeliyiz.

 

Ancak, ortada, toplum içerisinde öğretmenlik mesleğinin saygınlığının istenilen düzeyde bulunmadığı gibi  bir gerçek var. Özlük haklarına değinmeyeceğim.

 

Toplumun büyük bir kesimi öğretmeni ve eğitim camiasını çok rahat eleştirme hakkını kendinde görebiliyor. Eleştiriye açık bir kesimiz ama bazen insafsızca yapıldığını sizlerde bilmektesiniz. Bu konuda biraz daha duyarlı olunması noktasında sizlerden ricacı oluyorum.

 

Direksiyondaki öğretmen dedik buna önce inanacağız. Yolcuların kaptana güvenmemesi gibi bir görüntünün hepimizi mahcup edeceği bilinmelidir.

 

Bunda birazda biz öğretmenlerin suçu var bunu biliyor. Kendi aramızda tartışıyoruz. Mesleki yeterliliklerimiz noktasında sıkıntılarımızla buna kendimiz meydan veriyoruz demektir. Mesleki dayanışmadaki eksikliklerimiz ise kendi camiama yapacağım en büyük eleştiridir.

            Tatlıya bağlıyalım. Konu derin… Öğretmenler gününün sembolik bir anlama sahip olacak şekilde “Öğretmenler Bayramı” gibi algılanması. Toplumun her kesiminin öğretmene biraz daha sahip çıkması.

            Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız örneklerin artması dileğiyle…

ATATÜRK SINIFA GİRİNCE

Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını 24 Kasım 1928’e kabul eden Atatürk, bir köy okuluna girince öğretmen kürsüsünü terk eder. Atatürk bunun üzerine, “Hayır, yerinizde oturunuz ve dersinize devam ediniz. Eğer izin verirseniz, biz de sizden faydalanmak isteriz. Sınıfa girdiği zaman cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir” ifadesi öğretmenlere verdiği önemi göstermektedir.

“SULTAN MEHMET BENİM AMA O BENİM HOCAMDIR”

Yaptığı fetih ile bir çağı kapatıp yeni bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet, İstanbul fethi sonrası yanında Onu yetiştirene Akşemsettin, ile birlikte şehre girince yol boyunca dizilmiş şehir halkı ellerindeki çiçek demetlerini padişaha sunmak için yaklaşır.

Beyaz sakalı ve duruşuyla Akşemseddin’i padişah sanan halk, çiçekleri Ona sunmaya çalışırken, atını geri çeken Akşemsettin göz ucuyla Fatih Sultan Mehmet’i gösterir.

Fatih Sultan Mehmet ise bunun üzerine, çiçeklerle kendisine doğru yürüyenlere, “Gidiniz çiçekleri gene ona veriniz. Sultan Mehmet benim, ama O benim hocamdır” ifadesiyle hocasına verdiği değerinin büyüklüğünü en iyi şekilde göstermiştir.

YAVUZUN ATININ ÇAMURU

Yavuz Sultan Selim, Mısır seferi sonrası dönüşünde yanında hocası Anadolu Kazaskeri İbn-i Kemal de bulunmaktadır. Ordu ilerlerken bir ara çamurla kaplı bir sahadan geçilirken İbn-i Kemal’in atının ayağı sürçer ve yerden sıçrayan çamurlar padişahın kaftanını kirletir.

Büyük alim İbn-i Kemal, başını önüne eğer ve endişeli gözlerle beklerken padişah “Hocam üzülmeyiniz. Sizin gibi bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için bir ziynettir” ifadelerini kullandıktan sonra kaftanını çıkarıp “Vasiyetimdir, öldüğüm zaman bu kaftanı sandukamın üzerine sersinler” der.

Hocasına verdiği değeri gösteren Yavuz Sultan Selim’in vasiyeti de yerine getirilir ve çamur sıçrayan kaftan, Yavuz Sultan Selim’in sandukasına örtülür.

 “HOCAMIN YAPTIĞI HİZMETLER BİN ORDUYA BEDELDİR”

Büyük Selçuklu sultanlarından Melikşah’ın yaşamı boyunca önem verdiği insanların başında veliahtlığı döneminde eğitmenliğini yapan veziri Nizamü’l-Mülk geliyor. Şehzadeliği döneminde siyasi, idari ve ilimi konularda Melikşah’a eğitim veren Nizamü’l-Mülk, Selçuklu Devleti’nin geleceği için kurduğu eğitim ordusuna her yıl 600 bin dinar harcama hakkı bulunmasının bazı kişileri rahatsız ettiği biliniyor.

Nizamü’l-Mülk’ü çekemeyen kişilerin Melikşah’a “Bu parayla büyük bir ordu kurulabileceği” yönündeki kışkırtmalarda bulunmasına karşın, Selçuklu Sultanının, “Hocamın yaptığı hizmet bin ordudan daha hayırlıdır” diyerek eğitmenine olan güveni ve saygısını göstermesi tarihi kaynaklarda yer almaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 www.cengizergul.com            ::  Her Nefeste Eğitim...  ::            Copyright © 2007                  Tüm Hakları Saklıdır.                  info@cengizergul.com