Öğretmenlere, "Bugün
dünden iyidir, yarınlar öğretmenlerimiz açısından da bugünden daha iyi
olacaktır" diye seslenen Bakan Çelik, Türkiye’nin kalkınmasında
direksiyonda öğretmenlerin olduğunu söyledi.
Öğretmenliği çok fazla maddileştirirseniz, aldığı maaşa, özlük
haklarına, sahip olduğu sosyal imkânlara göre değerlendirirseniz siz
kendi elinizle öğretmenliğin saygınlığını düşürmüş olursunuz. Diye devam
eden Sayın Bakana hak vermeliyiz.
Ancak, ortada, toplum içerisinde öğretmenlik mesleğinin saygınlığının
istenilen düzeyde bulunmadığı gibi bir gerçek var. Özlük haklarına
değinmeyeceğim.
Toplumun büyük bir kesimi öğretmeni ve eğitim camiasını çok rahat
eleştirme hakkını kendinde görebiliyor. Eleştiriye açık bir kesimiz ama
bazen insafsızca yapıldığını sizlerde bilmektesiniz. Bu konuda biraz
daha duyarlı olunması noktasında sizlerden ricacı oluyorum.
Direksiyondaki öğretmen dedik buna önce inanacağız. Yolcuların kaptana
güvenmemesi gibi bir görüntünün hepimizi mahcup edeceği bilinmelidir.
Bunda
birazda biz öğretmenlerin suçu var bunu biliyor. Kendi aramızda
tartışıyoruz. Mesleki yeterliliklerimiz noktasında sıkıntılarımızla buna
kendimiz meydan veriyoruz demektir. Mesleki dayanışmadaki
eksikliklerimiz ise kendi camiama yapacağım en büyük eleştiridir.
Tatlıya
bağlıyalım. Konu derin… Öğretmenler gününün sembolik bir anlama sahip
olacak şekilde “Öğretmenler Bayramı” gibi algılanması. Toplumun her
kesiminin öğretmene biraz daha sahip çıkması.
Aşağıdaki
satırlarda okuyacağınız örneklerin artması dileğiyle…
ATATÜRK SINIFA GİRİNCE
Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını
24 Kasım 1928’e kabul eden Atatürk, bir köy okuluna girince öğretmen
kürsüsünü terk eder. Atatürk bunun üzerine, “Hayır, yerinizde oturunuz
ve dersinize devam ediniz. Eğer izin verirseniz, biz de sizden
faydalanmak isteriz. Sınıfa girdiği zaman cumhurbaşkanı bile öğretmenden
sonra gelir” ifadesi öğretmenlere verdiği önemi göstermektedir.
“SULTAN MEHMET BENİM AMA O BENİM
HOCAMDIR”
Yaptığı fetih ile bir çağı kapatıp yeni
bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet, İstanbul fethi sonrası yanında Onu
yetiştirene Akşemsettin, ile birlikte şehre girince yol boyunca dizilmiş
şehir halkı ellerindeki çiçek demetlerini padişaha sunmak için yaklaşır.
Beyaz sakalı ve duruşuyla Akşemseddin’i
padişah sanan halk, çiçekleri Ona sunmaya çalışırken, atını geri çeken
Akşemsettin göz ucuyla Fatih Sultan Mehmet’i gösterir.
Fatih Sultan Mehmet ise bunun üzerine,
çiçeklerle kendisine doğru yürüyenlere, “Gidiniz çiçekleri gene ona
veriniz. Sultan Mehmet benim, ama O benim hocamdır” ifadesiyle hocasına
verdiği değerinin büyüklüğünü en iyi şekilde göstermiştir.
YAVUZUN ATININ ÇAMURU
Yavuz Sultan Selim, Mısır seferi sonrası
dönüşünde yanında hocası Anadolu Kazaskeri İbn-i Kemal de bulunmaktadır.
Ordu ilerlerken bir ara çamurla kaplı bir sahadan geçilirken İbn-i
Kemal’in atının ayağı sürçer ve yerden sıçrayan çamurlar padişahın
kaftanını kirletir.
Büyük alim İbn-i Kemal, başını önüne eğer
ve endişeli gözlerle beklerken padişah “Hocam üzülmeyiniz. Sizin gibi
bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için bir ziynettir”
ifadelerini kullandıktan sonra kaftanını çıkarıp “Vasiyetimdir, öldüğüm
zaman bu kaftanı sandukamın üzerine sersinler” der.
Hocasına verdiği değeri gösteren Yavuz
Sultan Selim’in vasiyeti de yerine getirilir ve çamur sıçrayan kaftan,
Yavuz Sultan Selim’in sandukasına örtülür.
“HOCAMIN YAPTIĞI HİZMETLER BİN ORDUYA
BEDELDİR”
Büyük Selçuklu sultanlarından Melikşah’ın
yaşamı boyunca önem verdiği insanların başında veliahtlığı döneminde
eğitmenliğini yapan veziri Nizamü’l-Mülk geliyor. Şehzadeliği döneminde
siyasi, idari ve ilimi konularda Melikşah’a eğitim veren Nizamü’l-Mülk,
Selçuklu Devleti’nin geleceği için kurduğu eğitim ordusuna her yıl 600
bin dinar harcama hakkı bulunmasının bazı kişileri rahatsız ettiği
biliniyor.
Nizamü’l-Mülk’ü çekemeyen kişilerin
Melikşah’a “Bu parayla büyük bir ordu kurulabileceği” yönündeki
kışkırtmalarda bulunmasına karşın, Selçuklu Sultanının, “Hocamın yaptığı
hizmet bin ordudan daha hayırlıdır” diyerek eğitmenine olan güveni ve
saygısını göstermesi tarihi kaynaklarda yer almaktadır.