15/06/2007 tarihinde İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15
milyon öğrenci, 3 ay sürecek yaz tatiline girmiştir.
Okul
öncesi eğitimdeki 640 bin 849 öğrenci, ilköğretim okullarındaki 10
milyon 849 bin öğrenci ile liselerdeki 3 milyon 386 bin öğrenci,
2007–2008 eğitim-öğretim yılının başlayacağı 17 Eylül'e kadar tatil
yapacaklar.
Karnelerin verilmesiyle birlikte evlerde farklı yoğunlukta duyguların
yaşandığı duymaktayız.
Öğrencimizin karnesi aynı zamanda hem ailenin hem okulun karnesidir.
Sözün kısası karneyi öğrencilere verdik ama karneyi hepimiz aldık. Anne
ve babalar, okul yöneticileri, öğretmenler ve tüm eğitim çalışanları
bilmelidir ki; bu karneler bizi de bağlamaktadır.
Aslında anne ve babalara da karne verilmesi uygulamasına geçilmelidir.
Bu mümkün değilse karnelere anne baba notu diye bir bölüm de
yapılabilir. Toplantı ve etkinliklere katılım oranlarına göre velilere
not verilebilir.
Bir
an için siz anne ve babaların da karne aldığını düşünün ve bir öğretim
yılı boyunca çocuğunuzun eğitimine yaptığız katkıları hesaplayarak
notlarınızı verin. Umarım sınıfı geçmişsinizdir.
Gelelim asıl konumuza;
Uzman
görüşlerine göre karne döneminde ailelerin tavırlarının nasıl olması
gerektiğini aşağıdaki satırlarda bulacaksınız.
KARNE İYİ İSE ÖDÜLLENDİRİN
İyi karneyi mutlaka ödüllendirin. Ama maddi
ödüllerden çok manevi ve sosyal ödülleri seçmeye özen gösterin. Ancak
ödülde aşırıya kaçmak çocuğu yanlış yönlendirmek anlamına gelir.
RÜŞVET DEĞİL ÖDÜL VERİN
Ödülü rüşvete dönüştürmeyin. “Ne kadar güzel
notlarla gelirsen, ödülün o kadar büyük olur” gibi tavırlar
sergilemeyin. Çocuğunuzun yaş ve gelişimine uygun ödüller seçin. Sevdiği
bir etkinliğe katılmasını sağlamak, yaz okuluna veya iyi bir tatile
götürmek gibi....
GURURLANABİLİRSİNİZ AMA ABARTMAMAK ŞARTIYLA
Bundan sonraki eğitim hayatında motive
olabilmesi için başarısıyla gurur duyduğunuzu ifade edin ama abartmayın.
Onun bu başarıyı nasıl elde ettiğini anlatabilirsiniz. “Günü gününe ve
verimli çalıştığın için bu başarıyı elde ettin” diyebilirsiniz.
KÖTÜ KARNE GETİRİRSE YARGILAMAYIN,
KIYASLAMAYIN
Çocuğunuz kötü karne getirmişse bunun
nedenlerini araştırmak lazım. Onu sakın yargılamayın ve aşağılamayın,
diğer çocuklarla kıyaslamayın. Sözel ya da fiziksel şiddet uygulamaktan
ise kesinlikle kaçının.
SORUNUN NE OLDUĞUNU AİLE FERTLERİYLE
BELİRLEYİN
Önce sorunu tanımlayın. Bunun için bir aile
üyeleriyle bir araya gelip neden başarısız olduğunu onu rencide etmeden
tartışabilirsiniz. Çocuğunuzun hangi konularda başarısız olduğunu,
öğretmenlerine de sorabilirsiniz. Uzmanlar, çocuğun başarısızlığının
altında öğrenme güçlüğü, hiperaktivite, dikkat eksikliği ve zihinsel
gelişim eksikliği gibi sorunların olabileceğini belirtiyor.
VASAT BİR KARNEYİ DERS ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİN
İyi notlarından hareket edin. Hangi
derslerinde iyiyse, ona nasıl başardığını sorun. Nasıl çalıştığını ve
hangi yöntemleri izlediğini tartışıp, başarısız olduğu derslerde neden
aynı yöntemi izleyebileceğini hatırlatın. Başarısız olduğu konularda
tatilde destek programı uygulayın. Ancak bu, tüm gün değil, günde birkaç
saatlik çalışma programıyla sınırlandırılmalı.
Bugün üç nokta demeden önce önemli gördüğüm bir konuyu
sizlerle paylaşmak istiyorum. Okullarda yapılan karne törenleri
kurumsallaşmalıdır. Okulda dereceye giren öğrenciler ödüllendirilmeli,
bu törenlere veliler ve il veya ilçede bulunan diğer kurum ve
kuruluşların müdürleri de katılmalıdır. Bu uygulama sembolik olarak
belirlenen bir okulda yapılmalıdır. Dereceye giren öğrencilere maddi
ödül, şilt, plaket veya madalya verilmelidir Ödül eğitimin vazgeçilmez
unsurudur.
Bunun bir örneği Keban Çok Programlı Lisesi’nde
yapılmıştır. Okul yönetimi kendi katkıları ile dereceye giren
öğrencileri bilgisayar ile ödüllendirilmiştir. Bu güzel fotoğrafı çeken
okul yönetimini tebrik etmek, elbette bu satırların
borcudur…